ŞİKAYET SÜRESİ İCRA HUKUKUNDA

(İİK.mad. 16) 

                                                                                                       20.02.2004
                                                                                          Av. TALİH UYAR

Ş

ikayet, kural olarak süreye bağlıdır. Bu süre de, kural olarak  y e d i  g ü n’dür (İİK. mad. 16/I, c.2).* Kambiyo senetlerine özgü takip yolunda ise, şikayet süresi  b e ş  g ü n’dür (İİK. mad. 168/3, 170/a, 171/3, 172).[1]

 

            I-Şikayetin bağlı olduğu bu -yedi ve beş günlük- süre hakkı düşüren (sukutu hak) süredir.[2] Bu nedenle, süre geçtikten sonra, şikayet hakkı düşer, artık şikayet dinlenmez. Tetkik mercii, şikayetin süresinde yapılıp yapılmadığını -dolayısıyla şikayet hakkının düşmüş olup olmadığını- kendiliğinden araştırır.[3]

 

            Burada, uygulamadaki önemi nedeniyle şu hususu da belirtelim ki, icra memurunun işlemine karşı süresi içinde şikayet yoluna başvurulmaması, o işlemi kesinleştirir. Doktrinde; icra memurunun ancak, şikayet süresi içinde, yaptığı işlemi değiştirebileceği ya da düzeltebileceği[4], eğer -az sonra belirteceğimiz- “süresiz şikayet” durumu varsa,  h e r  z a m a n  yaptığı işlemi değiştirebileceği ya da düzeltebileceği[5] [6] kabul edilmektedir…

 

            Acaba, icra memuru, işlemi hakkında şikayet yoluna başvurulduktan sonra da, yaptığı  -ve hatalı olduğunu anladığı- işlemi değiştirebilir mi? Federal Mahkemenin kararlarına göre[7] şikayet üzerine tetkik merciinin, icra memurundan izahat alması anına kadar, icra memurunun yaptığı işlemi değiştirebileceği kabul edilmektedir. Bu izahatın verilmesinden sonra ise artık işlemi değiştirmek yetkisinin tetkik merciine geçeceği belirtilmektedir…[8] Doktrinimizde[9] ise, “Federal Mahkemenin bu görüşünün aşırı olduğu” belirtilerek, “icra memurunun, tetkik merciine başvurulmasına kadar yaptığı işlemi değiştirebileceği, tetkik merciine başvurulmuş olmasından sonra, memurun yaptığı işlemi değiştirme imkanının ortadan kalktığı” ileri sürülmüştür. Doktrinde -az önce belirttiğimiz ve hemen hemen oybirliğiyle- ifade edilen isabetli görüşü benimsemeyen Yargıtayımız[10] bu konuda herhangi bir ayırım yapmadan, “icra memurunun, kendiliğinden ya da taraflardan birisinin başvurusu üzerine, daha önce verdiği kararı değiştiremeyeceğini” belirtmiştir…

 

            Şikayet süresinin  b a ş l a n g ı c ı; şikayet konusu işlemin öğrenildiği tarihtir. Eğer şikayet konusu işlem ilgiliye tebliğ edilmişse; şikayet süresi bu tarihten başlar. Yüksek mahkeme bu konularla ilgili olarak;

 

            Şikayet süresinin ‘şikayete konu işlemin öğrenildiği tarihten itibaren’ işlemeye başlayacağını, şikayete konu memurluk kararının ilgiliye tebliğ edilmemiş olması ve ilgilisi tarafından öğrenildiğine dair dosyada kanıt bulunmaması halinde, ilgilinin belirttiği öğrenme tarihine itibar edilerek sürenin hesaplanacağını (saptanacağını)”[11]

 

            -“İlgilinin tebligatın usulsüzlüğünü, icra dairesine dilekçe verdiği tarihte öğrenmiş sayılacağını (Yedi günlük şikayet süresinin bu tarihten başlayacağını)”[12]

 

            -“ ‘Sıra cetveli’ne yönelik yedi günlük şikayet süresinin başlangıcı”yla ilgili olarak;

 

-“Tetkik merciinin verdiği ‘görevsizlik kararı’nın tebliğinden itibaren HUMK. 193’de öngörülen süre içinde mahkemede açılan sıra cetveline itiraz davasının süresinde açılmış sayılacağını”[13]

 

-“Henüz sıra cetveli tebliğ edilmeden, sıra cetvelinin içeriğini öğrenen alacaklının; sıra cetvelinin tebliğini beklemeden de, sıra cetveline karşı şikayette bulunabileceğini”[14] [15]

 

-“Yedi günlük süresinin son gününün resmi tatile rastlaması halinde, sıra cetveline şikayet süresinin  -tatili izleyen çalışma gününün akşamına kadar- uzayacağını”[16]

 

-“Sıra cetveline yönelik şikayetin, sıra cetvelinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılması gerekeceğini”[17]

 

-“Yedi günlük sıra cetveline şikayet süresinin ‘hak düşürücü süre’ olduğunu, bu nedenle mahkemece (tetkik merciince) doğrudan doğruya gözetileceğini”[18]

 

-“Sıra cetvelinin; vekili yerine, vekili bulunan alacaklıya tebliği ile, alacaklı için şikayet süresinin başlamayacağını”[19]

 

-“Satışa konu taşınmazda haczi bulunan ancak sıra cetveline alınmayan ve kendisine sıra cetveli tebliğ edilmeyen alacaklının yapacağı başvurunun süresinde sayılacağını”[20]

 

-“Borçluya ait hacizli mal satılıp, satış bedelinin alacaklıların alacaklarını karşılamadığı saptanmadan, sıra cetveline şikayet hakkı doğmayacağını”[21]

 

-“Satış yapılıp, satış bedeli vezneye girdikten sonra, sıra cetvelinin tebliği üzerine, ‘şikayet’ (ya da ‘itiraz’) hakkının doğacağını, henüz sıra cetveli düzenlenmeden, ‘sıra cetveline şikayet’ yoluna gidilemeyeceğini”[22]

 

-“Sıra cetveline itiraz davasının / şikayetinin süresinde olup olmadığını saptamak için, banka adına tebligatı alan kişinin yetkili olup olmadığının araştırılması gerekeceğini”[23]

 

-“Açılan ‘sıra cetveline itiraz davası’nın görev yönünden reddedilmesinden sonra, davacının -dosyanın görevli tetkik merciine gönderilmesi için- görevsizlik kararı veren mahkemeye başvurabileceğini[24]

 

Şikayetçiye satış ilanının tebliğ edilmemesi veya satılan malın esaslı unsurlarındaki hatadan veya ihaleye fesat karıştırıldığından sonradan haberdar olunması halinde, ihalenin feshini isteme  süresinin öğrenme tarihinden başlayacağını”[25]

 

-“Yedi günlük ihalenin feshi süresinin geçip geçmediğini saptamak için, ‘ihaledeki yolsuzluğu (fesadı) öğrenme tarihi’nin araştırılması gerekeceğini”[26]

 

-“Borçlunun, yüzüne karşı (huzurunda) uygulanan haciz tarihinde, takipten ve tebligattan haberdar olmuş sayılacağını”[27]

 

-“Alacaklının (vekilinin) icra dosyasından para çekerken şikayet konusu hesap tablosunu öğrenmiş sayılacağını (hesap tablosuna yönelik şikayet süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağını)”[28]

 

-“İhtiyati haczin uygulanmasından sonra teminatın iadesine muvafakat eden borçlunun, en geç bu tarihte haczi öğrenmiş sayılacağını, yedi günlük şikayet süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağını”[29]

 

            -“Borçlunun üzerine (payına) haciz konulmuş olan taşınmazı tapuda sattığı tarihte, hakkındaki takibi (ve ödeme emrini) öğrenmiş sayılacağını”[30]

 

            -“Alacaklının (vekilinin) icra dosyasından para çekerken ‘kendisi ile ilgili usulsüz bir tebligat yapıldığını’ öğrenmiş sayılacağını”[31]

 

            -“Taşınmazın tapu kaydına konulan haczin borçluya bildirilmemiş (tebliğ edilmemiş) olması halinde, haczin kaldırılması istemini içeren şikayetin süresinde yapılmış kabul edileceğini”[32]

 

            -“BK.’nun 84. maddesinin uygulanması ile ilgili muhtıraya (bildiriye) karşı şikayet süresinin, muhtıranın tebliğinden itibaren başlayacağını”[33]

 

            -“Borçlunun, kıymet takdiri raporunun kendisine tebliği ile taşınmazın haczini öğrenmiş sayılacağını, yedi günlük şikayet süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağını”[34]

 

            -“Yedi günlük haczedilmezliğe ilişkin şikayet süresinin başlangıcı – şikayet süresinin ‘103 davetiyesinin (borçluya) tebliğ edildiği tarih’ten itibaren mi yoksa ‘fiili haciz ve kıymet takdiri tutanağının (borçluya) tebliğ edildiği tarih’ten itibaren mi işlemeye başlayacağını”[35]

 

            -“Haczedilmezlik şikayetinin, haczin öğrenildiği tarihten itibaren  -ve kural olarak- yedi gün içinde yapılabileceğini”[36]

 

            -“Memurluk kararı ilgiliye tebliğ edilmedikçe (ya da ilgili, dosyada herhangi bir işlem yapıp, bu suretle bu işlemi öğrenmiş olmadıkça) şikayet süresinin işlemeye başlamayacağını”[37]

 

            -“İcra dairesine başvurarak dilekçe veren veya beyanda bulunan ve tutanağa yazılan beyanını imzalayan borçlunun (alacaklının) icra dosyasında yapılmış olan usulsüz işlemi o tarihte öğrenmiş sayılacağını”[38]

 

            -“Şikayet konusu işlemin öğrenildiği ‘ilk gün’ün şikayet süresinin hesabında dikkate alınmayacağını”[39]

 

-“Borçlunun, haczi öğrenme tarihini belirleme konusunda tetkik merciinin tanık dinleyemeyeceğini”[40]

 

-“Vekili yerine, asile çıkarılan tebligat işleminin sürelere başlangıç teşkil etmeyeceğini”[41]

 

-“Müflisin deftere kaydedilen taşınmazı hakkında meskeniyet iddiasında bulunulabileceğini, bu takdirde şikayet süresinin ‘müflisin, taşınmazın deftere kaydedildiğini öğrendiği tarihten itibaren’ işlemeye başlayacağını”[42]

 

-“Satışa hazırlık işlemlerindeki usulsüzlükleri, ilgililerin en geç ihale günü öğrenmiş sayılacaklarını”[43]

b e l i r t m i ş t i r …

 

Şikayet konusu işlem, ilgiliye tebliğ edilmemişse, şikayet süresi, ilgilinin, “şikayet konusu işlemi öğrendiğini bildirdiği” tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu durumda, “şikayetçinin işlemi, bildirdiği tarihten önce öğrenmiş olduğu ve bu nedenle, şikayetin süresinin geçmiş olduğu”nu ileri süren kişi, bunu kanıtlamakla yükümlüdür.[44] Başka bir deyişle, şikayet süresine uyulmuş olması, şikayetçi lehine sonuç doğuran bir olay, şikayetin dinlenme koşulu olduğundan, bu olayın kanıtlanması külfeti bu nedenle şikayetçiye düşer. Fakat, bir hayat tecrübesi kuralına göre, bir kimsenin kendisine tebliğ edilmemiş bir işlemi öğrenmiş olduğu kabul edilemeceğinden şikayetçi, kendisine düşen kanıtlama işini başarmış sayılabilir ve böylece kanıt gösterme yükü, hayat tecrübesi kuralına aykırı olarak, “şikayetçinin kendisine tebliğ edilmemiş işlemi öğrendiği ve geç şikayette bulunduğu” tezini öne süren karşı tarafta bulunur.[45]

 

“Şikayetçinin işlemi öğrenme tarihi” -daha doğrusu, “şikayetçinin işlemi daha önce öğrenmiş olduğu”- tetkik merciinde  t a n ı k  ile isbat edilemez. [46]

 

Bazı özel durumlarda şikayet süresinin başlangıcı yasada özel olarak belirtilmiştir. Örneğin; ihalenin feshini isteme süresinin “ihale tarihinden itibaren” (İİK. mad. 134/II);[47] iflasta sıra cetveline itiraz davasını açma süresinin “sıra cetvelinin ilanından itibaren” (İİK. mad. 235/I) işlemeye başlayacağı yasada ayrıca öngörülmüştür. Bu gibi durumlarda, yasa koyucu, “ilgililerin işlemi öğrendiklerini farzettikleri tarihi”, “şikayet süresinin başlama tarihi” olarak öngörülmüştür.[48]

 

Şikayet konusu işlemin öğrenildiği “ilk gün”, şikayet süresinin hesabında sayılmaz (dikkate alınmaz) (İİK. 19/I).[49]

 

Yüksek mahkeme; çeşitli içtihatlarında, yedi günlük şikayete konu olabilecek uyuşmazlıkları aşağıdaki şekilde -örnek olarak- belirtmiştir:

           

-“Emekli Sandığından bağlanan ‘maaş ve ücretler’ ile -Emekli Sandığı Kanununa 2363 s. K. ile eklenen Ek 3. maddede öngörülen- ‘ödentiler’in haczi halinde, şikayet süresinin yedi gün olduğunu”[50]

 

            -“‘Üzerinde ipotek bulunmayan fabrika binasının bütünleyici parçası niteliğinde bulunan menkullerin müstakilen haciz edilemeyeceği’ne ilişkin şikayetin yedi gün içinde yapılması gerekeceğini”[51]-[52]

 

            -“Meskenin haczi halinde (İİK. 82/12) yapılacak şikayetin  -‘meskeniyet şikayeti’nin- yedi günlük süreye bağlı olduğunu”[53]

 

            -“İİK. 358’e göre gerekmediği halde yediemine icra emri tebliğ edilmiş olması halinde, yedieminin, tebliğ tarihine göre yedi gün içinde şikayette bulunabileceğini”[54]

 

            -“Borçluya ordu hizmetinden malulen emekli olması nedeniyle bağlanmış olan maaşın haczi (İİK. 82/9) halinde, şikayet süresinin yedi gün olduğunu”[55]

 

            -“ ‘Hesap kat ihtarı gönderilmeden icra emri gönderilemeyeceği’ne ilişkin şikayetin yedi günlük süreye bağlı olduğunu”[56]

 

            -“Paydaşlığın satılarak giderilmesi ilamına dayalı olarak yapılan ihalelerde satış memurluğunca ayrıca kıymet takdiri yapılmadan, sulh hukuk mahkemesince yaptırılmış kıymet esas alınarak ihalenin yapılmış olmasının ‘süresiz şikayet’ yolu ile değil, ‘yedi gün içinde yapılacak şikayet ile’ ihalenin feshini gerektireceğini”[57]-[58]

 

            -“İlamda faize ilişkin bir hüküm bulunmaması halinde, karar tarihinden itibaren istenen faize yedi gün içinde şikayet edilebileceğini”[59]

 

            -“İhalenin feshinin, ihaleden itibaren -kural olarak- yedi gün içinde istenebileceğini”[60]

 

            -“Satış ilanı kendisine usulüne uygun olarak  -satıştan önce- tebliğ edilmemiş ancak satıştan haberdar olmuş kişinin, ihalenin feshini ihaleden itibaren yedi gün içinde isteyebileceğini”[61]

 

            -“ ‘Kira tesbit kararlarının kesinleşmeden infaz edilemeyeceği’nin süresiz şikayet yolu ile değil, yedi günlük şikayet süresi içinde tetkik merciine bildirilmesi gerekeceğini”[62] [63]

 

            -“Hesap tablosundaki yanlışlığın düzeltilmesine ilişkin şikayetin ‘süresiz olarak’ değil, ‘yedi gün içinde’ yapılabileceğini”[64] [65]

 

            -“Tebligatın usulsüzlüğünün yedi gün içinde şikayet yolu ile tetkik merciine bildirilmesi gerekeceğini”[66]

 

            -“Borçlunun ‘senet asıllarının itiraz süresi içinde icra dosyasında (kasasında) hazır bulundurulmaması nedeniyle ödeme emrinin iptali’ istemini içeren şikayetinin yedi günlük genel şikayet süresinde yapılabileceğini (Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takiplerde ‘senet aslının takip talebi ile birlikte icra dairesine verilmediği’ hususunun yedi günlük şikayet süresi içinde tetkik merciine bildirilmesi gerekeceğini)”[67]

 

            -“Alacaklının takip talebinde işlemiş faize takip süresince faiz istemiş olmasının süresiz değil, yedi gün süreli şikayete konu olabileceğini”[68]

 

            -“İcra memurunun 3226 s. Kanunun 19. maddesi uyarınca yaptığı işleme karşı, hukuki yararı bulunan alacaklı ve borçlu dışında, finansal kiralayanın da -memur işleminin yanlışlığını ileri sürerek- yedi gün içerisinde icra tetkik mercii hakimliğine şikayette bulunma hakkı bulunduğunu”[69]

 

            -“Haczedilmezlik şikayetinin -kamu düzenine ilişkin olmayan durumlarda- kural olarak yedi günlük şikayet süresi içinde yapılması gerekeceğini”[70]

 

            -“ ‘Takip dayanağı senetlerin muaccel olmadığı’na ilişkin tetkik merciine yapılan başvurunun hukuki niteliğinin ‘borca itiraz’ (İİK. 169) olmayıp, ‘şikayet’ (İİK. 168/I, 16/I) olduğunu”[71]

 

            -“Yedi günlük şikayet süresinin ‘hak düşürücü’ süre olduğunu, şikayetin süresinde yapılmış olup olmadığının tetkik mercii tarafından doğrudan doğruya araştırılacağını”[72]

 

            -“Alacaklının hiçbir belgeye dayanmadan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte bulunduğu durumlarda, borçlunun takip şekline yönelik şikayetinin 7 günlük süreye bağlı olduğunu”[73]

 

            -“Haczedilmezlik şikayetinin ‘başvurma harcı’na bağlı olduğunu ve bu harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılacağını”[74]

 

            -“Kat mülkiyetine ilişkin ilama dayalı takibe yönelik şikayetin yedi günlük süreye bağlı olduğunu”[75]

 

            -“ ‘Ödeme emrindeki eksikliklerden dolayı ödeme emrinin iptali’ istemini içeren şikayetin İİK. 167/II, 58 ve 16/I kapsamında bulunan bir şikayet olduğunu”[76]

 

            -“İİK. 135 gereğince gönderilen tahliye emrine yedi gün içinde şikayette bulunulabileceğini”[77]

 

            -“Tebligatın usulsüzlüğünün icra müdürlüğünce doğrudan doğruya gözetilemeyeceğini (Bu hususun ‘şikayet’ konusu yapılması gerekeceğini)”[78]

 

            -“İpotek belgesinin (ipotek akit tablosunun) bir örneğinin takip talebine eklenmemiş olmasının süresiz değil yedi gün süreli şikayete konu edilebileceğini”[79]

 

            -“ ‘Takip dayanağı senet örneğinin gönderilmediği’ hususunun yedi günlük şikayet süresi içinde tetkik merciine bildirilmesi gerekeceğini”[80]

 

            -“ ‘İşlemin olaya uygun olmaması’ sebebine dayanan şikayetin yedi günlük süreye bağlı olduğunu”[81]

 

            -“İştirak halindeki mülkiyet hissesinin satışı ile ilgili hükmün (İİK. mad. 121) niteliği – İcra memurunun, ‘satışın ne şekilde yapılacağını’ tetkik merciinden sormadan hissenin satışını yapması halinde, şikayetin yedi günlük süre içinde yapılması gerekeceğini”[82]

b e l i r t m i ş t i r …

 

            II-Yedi günlük şikayet süresinin geçirilmesi halinde, “eski hale getirme yolu”na (HUMK. mad. 166-174) başvurulabilir mi? Doktrinde bu konu tartışmalıdır. Bir görüşe göre;[83] İcra ve İflas Kanunundaki süreler kamu düzenine ilişkin olup, bu sürelere uyulup uyulmadığı doğrudan doğruya araştırılacağından, bu sürenin kaçırılması halinde eski hale getirme yoluna ilişkin hükümler uygulanmaz. Diğer bir görüşe göre[84] ise, nasıl ödeme emrine itiraz süresinin kaçırılması halinde eski hale getirmeye benzer bir kurum olan “gecikmiş itiraz” (İİK. mad. 65) kabul edilmişse, şikayet süresinin geçirilmesi halinde de HUMK.nun 166-174. maddelerinde düzenlenmiş olan “eski hale getirme yolu”na başvurulabilmesi gerekir. Önceki içtihatlarında[85] birinci görüşü benimsemiş olan Yargıtay, son içtihatlarında[86] koşuların gerçekleşmesi halinde “eski hale getirme yoluna başvurulabileceğini” belirtmeye başlamıştır. İsviçre Federal Mahkemesi[87] ise, “şikayet süresinin kaçırılması halinde, eski hale getirme yoluna başvurulabileceğine” karar vermiştir.

 

            III-Şikayet tarihi hangi tarihtir? Yani, şikayetçi hangi tarihte şikayet etmiş sayılır? Bu konuda bakınız. “ İcra Tetkik Merciinde Yargılama Usulü” (İİK. mad. 18) isimli Prof. Dr. Baki Kuru’ya Armağan’da  yayınlanacak makalemizdeki, AÇIKLAMA:

 

            IV- Şikayet iki durumda süresizdir. Yani, süreye bağlı olmaksızın her zaman yapılabilir. (İİK. mad. 16/II)*

 

            a)Bir hakkın “yerine getirilmemesi”[88] ya da “sebepsiz sürüncemede bırakılması”[89] durumlarında, her zaman şikayet yoluna başvurulabilir (İİK. mad. 16/II). Bu hükmün kabulünden amaç, ilgilileri, icra memurunun bir hakkı yerine getirmekten kaçınmasına karşı korumaktır.[90] Bundan başka, icra dairesinin hareketsiz kalması, daima “yeni bir olay” sayılabilir ve bu yeni olaydan dolayı da her zaman şikayet yoluna gidilebilir.[91]

 

            “Bir hakkın yerine getirilmemesi” ‘kanunlar tarafından, takibin ilgililerine verilmiş (tanınmış) olan hakların, icra memuru / yardımcısı / katibi tarafından yerine getirilmemesi’ni ifade eder.

 

            Örneğin; icra memurunun; “takip talebini kabul etmemesi (ve borçluya ödeme emri, icra emri, tahliye emri göndermemesi), haciz talebini, satış talebini yerine getirmemesi”, “en çok arttırana ihaleyi yapmaması”, iflas idaresinin; “iflasın kaldırılmasını mahkemeden istememesi”  s ü r e s i z  ş i k a y e t e  neden olur…[92]         

 

            “Bir hakkın sebepsiz olarak sürüncemede bırakılması” ise, ‘icra memurunun / yardımcısının / katibinin kanun gereği doğrudan doğruya veya talep üzerine yapması gereken bir işlemi yasada gösterilmiş olan veya işin özelliği gereği zorunlu olan süre içinde  -geçerli bir nedene dayanmadan- yapmaması’ halinde gerçekleşir.

 

            Örneğin; icra memurunun talep tarihinden itibaren üç gün içinde haciz yapmaması (İİK. 79) gibi.[93]

 

            b)“Şikayet konusu işlemin kamu düzenine aykırı olması” halinde de, şikayet süreye bağlı değildir. Örneğin; takip dayanağı senedin düzenlendiği tarihte borçlunun ehliyet-siz olduğu hususu, haczedilen menkullerin ipotekli taşınmazın tamamlayıcı parçası ve / veya teferruatı niteliğinde bulunması nedeniyle tek başına haczedilemeyeceği hususu, İİK. 58/3 hükmüne aykırı olarak takip konusu yabancı para alacağının takip tarihindeki Türk parası karşılığının takip talebinde gösterilmeden takibin yapılmış olması hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan  s ü r e s i z  ş i k a y e t  yolu ile ileri sürülebilir. Bu durumda, şikayetin süreye bağlı tutulmamasındaki neden, yapılan işlemin “hükümsüz” (mutlak butlanla batıl) olmasıdır. Bu işlemler, yedi günlük şikayet süresi geçse de, geçerlilik kazanmazlar.

 

            Bu hüküm, yukarıdaki hükümden farklı olarak yasada öngörülmüş olmayıp, hukukun genel ilkelerinden çıkan bir sonuç olup, doktrin[94] ve Yargıtay[95] tarafından, “kamu düzenine aykırı işlemlere karşı, şikayetin süreye bağlı olmadan yapılabileceği” kabul edilmiştir.

 

            Yasanın; borçlunun, alacaklının, üçüncü kişilerin ya da kamunun yararını korumak amacıyla yapılmasını emrettiği işlemlerin hiç yapılmaması ya da aynı amaçla konulmuş hükümlerinin ağır bir şekilde çiğnenmesi halinde yapılan işlemler “kamu düzenine aykırı” sayılırlar.[96]

 

            Bu işlemlerin hükümsüzlüğü, icra takibi bitinceye kadar şikayet yolu ile ileri sürülebilir. Hatta, bu gibi işlemler tetkik mercii tarafından öğrenildiğinde, tetkik mercii kendiliğinden “yapılan işlemin iptaline” karar verir.

 

            U y g u l a m a d a; yapılmış olan usulsüz işlemin yedi gün süreli şikayete mi yoksa süresiz şikayete mi konu olacağı hususunda çok kez duraksamaya düşülmektedir.

 

            Yüksek mahkeme, şu hatalı işlemlerin, s ü r e s i z  ş i k a y e t e  konu olacağını aşağıdaki şekilde belirtmiştir:

 

-“Senedin düzenlendiği tarihte, ‘borçlunun ehliyetsiz olduğu’ hususunun ‘süresiz şikayet’ yolu ile tetkik merciine bildirileceğini, bu hususun kamu düzeni ile ilgili olduğunu – Borçlu ile işlemde bulunan kişinin (alacaklını) iyiniyetini  -28.7.1941 T. 4/21 sayılı İçt. Bir. K. uyarınca- bu durumda korunmayacağını”[97]

 

            -“İİK. mad. 58/3 hükmüne aykırı olarak, takip konusu yabancı para alacağının takip tarihindeki Türk parası karşılığının (tutarının) takip talebinde gösterilmeden yapılan takibin iptali gerekeceğini”[98]

 

            -“‘Haciz edilen menkullerin ipotekli taşınmazın tamamlayıcı parçası ve/veya teferruatı niteliğinde bulunması nedeniyle tek başına haczedilemeyeceği’ne (İİK. 83 c) ilişkin şikayetin kamu düzeni ile ilgili olduğunu ve bir süreye bağlı olmadığını”[99]

 

            -“Yürürlükten kalkmış olan 743 sayılı Medeni Kanun döneminde  -1.1.2002 tarihinden önce- kadının kocası lehine borç üstlenmesi, ipotek vermesi sulh hukuk mahkemesinin iznine bağlı olduğundan, ‘yapılmış olan bu işlemlerden sulh hukuk hakiminin izni bulunmadığından, işlemlerin geçersiz olduğu’ hususunun süresiz şikayet yolu ile ileri sürülebileceğini”[100] 

 

            -“4389 s. K. uyarınca, ‘tasfiye halindeki …Bankası hakkında her türlü icra ve iflas takiplerinin duracağı’na ilişkin hükme aykırı olan yapılan takiplerin durdurulması için süresiz şikayet yoluna başvrulabileceğini”[101]

 

            -“Takipte borçlu olarak yer alan (gösterilen) kuruluşun gerçek ya da tüzel kişiliğinin bulunmamasının, takibin ‘pasif husumet ehliyetinin yokluğu’ nedeniyle  -süresiz şikayet yolu ile- iptalini gerektireceğini”[102]

 

            -“ ‘İhalenin feshi’nde süresiz şikayet” :

 

            -“Satışa çıkarılan malın, birinci arttırmada ‘% 75 (şimdi; % 60) + satış giderleri’, ikinci arttırmada ‘% 40 + satış giderleri’ karşılanmadan satılmış olmasının  -ihaleden itibaren bir yıl içinde olmak koşulu ile- süresiz şikayet yolu ile ihalenin feshine neden olacağını”[103]

 

            -“İİK.nun 130. maddesine -‘ihale bedelini peşin ödeneceği’ne ilişkin kurala- aykırılık nedenine dayalı ihalenin feshi isteminin süreye bağlı olmadığını”[104]

 

            -“‘Arttırmanın, satıştan en az bir ay önce ilan edilmesi’ gerekeceğini öngören İİK. 126 hükmünün emredici bir hüküm olması nedeniyle kamu düzeni ile ilgili olduğunu, bu hükmün tetkik mercii tarafından doğrudan doğruya gözetileceğini”[105]

 

            -“Alacağına mahsuben ihalede satılanı almış olan alacaklıya ‘ihale bedelini yatırması için’ süre verilmiş olmasının, süresiz şikayete neden olacağını”[106]

 

            -“İflas masası adına, iflas idare memurlarının hepsinin birlikte ihaleyi yapmamış olmalarının, yapılan ihalenin süresiz şikayet yolu ile feshini gerektireceğini”[107]

 

            -“Arttırma bedelinin ‘satış isteyenin alacağından öncelikli durumdaki alacaklıların alacakları ile satış ve paylaştırma giderlerini karşılaması’ kuralının kamu düzeni ile ilgili olup süresiz şikayet konusu yapılabileceğini”[108]

 

            -“İhale bedelinin süresinde yatırılmaması üzerine, icra memurunun ihaleyi re’sen (kendiliğinden) feshetmemesi halinde, ilgililerin şikayetçinin bir süreye bağlı olmadığını”[109]

 

            -“Borçluya ait olmayan bir malın -örneğin, bir telefon intifa hakkının- satılmış olması halinde, süresiz şikayet yolu ile  -ihaleden itibaren bir yıl içinde olmak koşuluyla- ihalenin feshinin istenebileceğini”[110]

 

            -“Cebri icra yolu ile satılan net alanı 150 metrekareye kadar olan konutların alıcıya tesliminin KDV.’ne tabi olmadığını, icra müdürlüğünün buna aykırı işleminin süresiz şikayet nedeni olacağını”[111]

 

           -“Avukatın (borçlu vekilinin) görev ve yetkilerini kötüye kullanarak, müvekkiline ait taşınmazı yapılan ihalede kendi adına satın alması işleminin, süresiz şikayet yoluyla ihalenin feshine neden olacağını”[112]

 

          -“Takip dayanağı ilamın içeriğine aykırı talep ve işlemlere yönelik şikayetlerin (ilama aykırılık iddialarının) süreye bağlı olmadığını”[113]

 

       -“ ‘Apartman (site) yöneticisinin pasif dava ve takip ehliyeti bulunmadığı’ hususunun süresiz şikayet yoluyla ileri sürülebileceğini ( ‘pasif husumet ehliyeti’ bulunmayan ‘… Sitesi Yöneticiliği’ aleyhine yapılan takibin süresiz şikayet yolu ile iptalinin istenebileceğini”[114]

 

            -“Birinci haciz ihbarnamesi, kendisine usulsüz olarak tebliğ edilen üçüncü kişinin, daha sonra ikinci haciz ihbarnamesinin kendisine tebliği üzerine, birinci haciz ihbarnamesinden haberdar olan üçüncü kişinin ‘tebligatın usulsüzlüğünü’ -aynı zamanda; birinci haciz ihbarnamesine icra dairesinde itiraz ederek- süresiz şikayet yolu ile tetkik merciine bildirebile-ceğini”[115]

 

            -“4684 s. K. uyarınca yeniden yapılanma süreci içinde bulunan bankaların takiplerinin harçtan muaf olduğundan, icra müdürünün bu hükme aykırı işlemlerine karşı süresiz şikayet yoluna başvurulabile-ceğini”[116]

 

            -“Hükmi şahsiyeti bulunmayan muhataba haciz ihbarnamesi gönderilmesi işlemine karşı süresiz şikayet yoluna başvurulabileceğini”[117]

 

            -“Husumetle ilgili şikayetin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve süreye bağlı bulunmadığını”[118]

 

            -“Atık su alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin, apartman genel gideri ile ilgili bulunduğu için, Kat Mülkiyeti Kanununun 35. maddesi gereğince yönetimin ‘dava ehliyeti’ bulunduğunu”[119]

 

            -“ ‘Takip dayanağı ipoteğin üst sınır ipoteği  -ve borçlunun sorumluluğunun ipotek limiti ile sınırlı- olduğu’na ilişkin şikayetin süresiz şikayet yoluyla ileri sürülebileceğini”[120]

 

            -“Diğer paydaşın borcu nedeni ile, taşınmazın tamamından elde edilen kamulaştırma bedelinin haczedilmiş olması halinde, borçlu olmayan paydaş tarafından ‘kendi payına düşen kamulaştırma bedeli üzerine konulan haczin kaldırılması için’ yapılacak şikayetin süreye bağlı olmadığını”[121]

           

            -“ ‘Takip talebi’ne aykırı olarak düzenlenen ‘ödeme emri’nin düzeltilmesinin, süresiz şikayet yolu ile sağlanabileceğini”[122]

 

            -“Ödeme emrinde, takip konusu yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmemiş olmasının ‘süresiz şikayet’ yoluyla ‘ödeme emrinin iptalini’ gerektireceğini”[123]

 

            -“Alacağına mahsuben  -alacağının çok altında kıymeti bulunan- taşınmazları ihalede satın almış olan alacaklıya icra müdürlüğünce ihale bedelini yatırması için süre verilmesi halinde, bu kararın süresiz şikayet yolu ile bozulmasının sağlanabileceğini”[124]

 

            -“Üzerinde ‘taşınmaz satış vaadi şerhi’ mevcutken kaydına haciz konulmuş olan taşınmazın, şerhten sonra beş yıl geçmeden şerh sahibi adına tescil edilmesi halinde, şerh sahibinin süresiz şikayet yolu ile haczin kaldırılmasını -tetkik merciinden- isteyebileceğini”[125]

 

            -“ ‘Süresinden sonra yapılan itirazın geçersiz olduğuna ve takibi durdurmayacağı’na ilişkin şikayetin süresiz olarak yapılabileceğini”[126]

 

          -“‘Avukatlık ücretinin, avukat ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın icra memuru tarafından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanacağına’ ilişkin İİK. mad. 138/III hükmünün kamu düzeni ile ilgili olduğunu, buna aykırı memurluk işleminin süresiz şikayete konu olacağını”[127]

 

            -“Takas ve mahsup iddiasının, süreye bağlı olmadan takibin her aşamasında bildirilebileceğini (BK. 118)”[128]

 

            -“‘Asıl borçlu hakkında  -ipotekli- takip yapıldıktan sonra, ipotek veren üçüncü kişinin bu takibe daha sonra dahil edilebileceği’ne ilişkin şikayetin süreye bağlı olmadan her zaman yapılabileceğini”[129]

 

            -“ ‘Bir hakkın yerine getirilmemesi’ nedenine dayalı şikayetin süreye bağlı olmadan yapılabileceğini”[130]

 

            -“İİK.nun 54. ve 54/a maddesine -kendisine temsilci tayin etmesi için mühlet verilmeden, maddede öngörülen kişiler hakkında takip yapılamayacağına- dayalı şikayetin süresiz olarak yapılabileceğini”[131]

 

            -“İlk ödeme emri ‘asıl alacak’ için borçluya tebliğ edildikten sonra, alacaklının icra dosyasında ‘faiz için borçluya yeniden ödeme emri gönderilmesi’ konusundaki talebi çerçevesinde borçluya yeniden ödeme emri gönderilmesinin, süresiz şikayet yolu ile bu ödeme emrinin iptaline neden olacağını”[132]

 

            -“SSK. tarafından bağlanmış olan gelir ve aylıkların haczedilmiş olmalarının, süresiz şikayet yolu ile haczin kaldırılmasını gerektireceğini”[133]

 

            -“Alacaklı yerine vekilinin, ‘icra dosyasında ödenen paranın iadesi için’ muhtıra gönderilmesi işleminin yasaya aykırı olduğunun ‘süresiz şikayet’ yolu ile ileri sürülebileceğini”[134] 

 

            -“Üçüncü kişinin taahhüt (kefalet) beyanının icra müdürü / yardımcısı / katibi tarafından imzalanmamış olmasının, taahhüdü geçersiz kılacağını bu nedenle üçüncü kişiye gönderilen icra emrinin iptalinin süresiz şikayet yolu ile sağlanacağını”[135]

 

            -“‘Bir hakkın sebepsiz olarak sürüncemede bırakılması’ nedenine dayanan şikayetin süreye bağlı olmadığına”[136]

 

            -“‘İcra müdürlüğüne yanlış ödeme yapıldığı’na ilişkin ve İİK.nun 361. maddesine dayalı şikayetin süresiz olarak yapılabileceğini”[137]

 

            -“‘Haczedilen makinaların ticari işletme rehni kapsamında olduğu’na ilişkin şikayetin süresiz olarak yapılabileceğini”[138]

 

            -“ ‘Ancak 6183 s. Kanunun 1. maddesinin kapsamı içinde kalan alacakların, 6183 s. Kanuna göre tahsil edilebileceği’ne ilişkin kuralın kamu düzenine ilişkin olup, icra müdürlüğünün buna aykırı işlemlerine karşı süresiz şikayet yoluna başvurulabileceğini”[139]

 

            -“ ‘Kooperatifin borcundan dolayı -Kooperatifler Kanununda öngörülen koşullar dışında- ortaklarının şahsen takip edilemeyeceğine’ ilişkin şikayetin, süresiz olarak yapılabileceğini”[140]

 

            -“Belediyenin, ‘haczedilen şeyin niteliği gereği kamu hizmetine tahsis edilmiş olduğu için’ ‘haczin kaldırılması gerektiği’ni süresiz şikayet yolu ile ileri sürebileceğini”[141]

 

            -“‘Mirası reddettiğini’ ilamla belgeleyen mirasçının mirasbırakanın borcundan dolayı hakkında yapılmış olan takibi, her zaman şikayet yolu ile iptal ettirebileceğini”[142]

 

            -“Düzenlenen sıra cetvelinde, red sebebi gösterilmeden alacağın reddedilmesi halinde, sıra cetveline yönelik şikayetin süresiz olarak (İİK. 16/II, 233) yapılabileceğini”[143]

 

            -“‘Özelleştirme kapsamında bulunan kurum hakkında -4046 s. K.un geçici 15. maddesi uyarınca- takip yapılamayacağı’na ilişkin şikayetin süreye bağlı olmadığını”[144]

 

            -“‘Taşınmazın aynına ilişkin ilamlar’  ile bu ilamlarda yazılı -ilamın eklentisi niteliğinde bulunan- yargılama giderleri ile vekalet ücretinin, ilam kesinleşmeden icraya konulmasının, süresiz şikayet yoluyla takibin iptalini gerektireceğini”[145]

 

            -“ ‘İki ihale arasındaki farkın, ayrıca hükme gerek kalmadan, önceki alıcıdan alınacağına’ ilişkin hükme aykırılığın süresiz şikayet nedeni olacağını”[146]

 

            -“Tapuya işlenmiş taşınmaz satış vaadinden sonra tapu kaydına konulan haczin sonuç doğurmayacağını, sonuç doğurmayan bu işleme karşı şikayetin süreye bağlı olmadığını”[147]

 

            -“ ‘Ara kararı’na dayalı olarak ‘genel haciz yolu ile ilamsız takip’ yerine ‘ilamlı takip’ yapılması halinde, süresiz şikayet yolu ile takibin iptalinin istenebileceğini”[148]

 

            -“ ‘Harcın yasaya aykırı olarak hesaplanmış olduğu’nun süresiz şikayet yoluyla ileri sürülebileceğini”[149]

 

            -“Tenfize ilişkin kararın temyizinin -2675 s. K. mad. 34 vd 41 uyarınca- kararın infazını (yerine getirilmesini) durduracağını – tenfiz kararının kesinleşmeden uygulanmasının süresiz şikayete neden olacağını”[150]

 

            -“İlamlı takiplerde, icra emrinin, vekil yerine asile tebliğinin süresiz şikayete neden olacağını”[151]

 

            -“Gecekondu Kanununa göre, belediyelerce tahsis edilen arsalar, yapılan vs. tahsis tarihinden itibaren on yıl süre içinde haczedilemeyeceklerinden, aksine yapılan haciz işleminin süresiz şikayet yolu ile iptali gerekeceğini”[152]

 

            -“Kira tesbit kararları kesinleşmeden infaz edilemeyeceğinden, bu ilamda yazılı masraf ve vekalet ücretinin de ilam kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağını; bu konudaki şikayetin süreye bağlı olmadığını”[153]

 

            -“ ‘Ecrimisilin faiz ve masraflarıyla birlikte tahsili’ için yapılan takipte  -takip talebinden ‘taşınmaza müdahalenin önlenmesi’ hakkında bir talep yer almadığı halde- borçluya ‘örnek 53 icra emri’ gönderilmesinin süresiz şikayet yoluyla iptaline neden olacağını”[154]

 

            -“Belediyece hüküm altına alınan para cezalarının idarece  -6183 sayılı Kanuna göre- tahsil edileceğini, bu para cezalarının icra dairelerinde takip konusu yapılıp borçlunun mallarının haczedilmesi halinde, bu durumun süresiz şikayete neden olacağını”[155]

 

            -“ ‘Sulh hakiminin izni alınmadan velayeten imzalanan kredi sözleşmesinin, velayet altındaki küçüğü bağlamayacağı’ hususunun süresiz şikayet yoluyla ileri sürülebileceğini”[156]

 

            -“Hakkında usulüne göre -‘takip talepnamesi’ ile veya ‘icra tutanağına beyanda bulunmak sureti’ ile- takip açılmamış olan kimseye (borçluya) ödeme emri (bildiri) gönderilemeyeceğini”[157]

 

            -“ ‘Hisseli taşınmaza yapılan elatmanın önlenmesi’ne ilişkin ilamın ‘takip yapanın hissesine elatmaması’ şeklinde borçluya ihtarda bulunularak infaz edilmemesinin süresiz şikayete neden olacağını”[158]

 

            -“İİK.nun 45. maddesinin, kamu düzeni ile ilgili olduğunu, bu nedenle ‘alacağı rehinle teminat altına alınmış olan alacaklının önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapması gerektiği’ne değinen şikayetin süreye bağlı olmadığını” [159]

 

            -“İcra dairesince ‘borçlu’ ile ‘taşınmaz maliki üçüncü kişi’ye ayrı ayrı ‘ödeme emri’ (‘icra emri’) gönderilmesi gerektiği (İİK. 148 b/I, 149/I) hususunun kamu düzeni ile ilgili olduğunu, buna uyulmamış olmasının ‘süresiz şikayet’ nedeni olacağını”[160]

 

            -“İcra müdürünün kendiliğinden veya borçlunun başvurusu üzerine ‘takip dayanağı ilamın kesinleşmediği’ gerekçesiyle ‘takibin iptaline’ karar veremeyeceğini, bu takibin iptali için borçlunun tetkik merciine süresiz şikayet yolu ile başvurması gerekeceğini” [161]  

 

            -“Boşanma ilamının eklentisi niteliğinde olan manevi tazminata ilişkin hükmün ilam kesinleşmeden icraya konulması halinde, yapılan takibin bu bölümünün süresiz şikayet yoluyla iptali gerekeceğini”[162]

 

            -“İcra takibi başladıktan sonra, yeniden harç ödenmeden alacaklının isminin değiştirilip aynı borçluya yeniden ödeme emri gönderilmesinin borçlunun süresiz şikayetine neden olacağını”[163]

 

            -“ ‘Sıfat’ yokluğunun, kamu düzeniyle ilgili olup, süresiz şikayet yoluyla ileri sürülebileceğini”[164]

 

            -“‘Olumsuz tesbit davasının reddine (veya kabulüne) ilişkin ilamların kesinleşmedikçe takip konusu yapılamayacağı’ hususunun kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle süresiz şikayet yoluyla ileri sürülebileceğini”[165]

 

            -“ ‘Takip tarihinde borçlunun ölü olduğu’ hususunun kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle süresiz itiraz ve şikayet yoluyla ileri sürülebileceğini”[166]

 

            -“İcra müdürlüğünce faize faiz yürütülmesinin, borçlunun süresiz şikayetine neden olacağını[167]

 

            -“Konkordato koşullarına aykırı olarak yapılan takibin süresiz şikayet yolu ile iptali gerekeceğini”[168]

 

            -“İtirazın iptali davası süresince satış istenemeyeceğinden, icra dairesinin ‘bu süre içerisinde satış istenmediğinden, haczin düştüğüne’ ilişkin kararın süresiz şikayete neden olacağını”[169]

 

            -“Borçlunun açtığı menfi (olumsuz) tesbit davasında, alacaklının taraf olarak gösterilmemiş olması halinde, bu davada aldığı tedbir kararının alacaklının yaptığı takibi durdurmayacağını, icra müdürünün aksi doğrultuda verdiği kararın ‘bir hakkın sürüncemede bırakılması’ niteliğini taşıyacağını ve bu karara yönelik şikayetin süreye bağlı olmayacağını”[170]

 

            -“2675 s. K. gereğince ‘karşılık esası bulunup bulunmadığı’ hususunun araştırılması gerektiğinin süresiz şikayet yoluyla ileri sürülebileceğini”[171]

 

            -“ ‘Cezaevi harcının borçluya yükletilemeyeceği’ne ilişkin kuralım kamu düzeni ile ilgili olduğunu ve buna aykırı işlemin süresiz şikayete neden olacağını”[172]

 

            -“ ‘Tek başına adi ortaklığı temsil yetkisi bulunmayan ortağın imzaladığı senede dayanılarak ne diğer ortaklar ve ne de  -tüzel kişiliği bulunmayan- adi ortaklık hakkında takip yapılamayacağına’ ilişkin şikayetin süreye bağlı olmadığını”[173]

 

            -“TK.nun 145. maddesi ile ilgili şikayetin süreye bağlı olmadığını”[174]

 

            -“Kamulaştırma nedeniyle idare adına tescil edilen taşınmazın tahliyesi konusunda tebligat işlemi yapmaktan kaçınan icra dairesinin bu işleminin, süresiz şikayete neden olacağını”[175]

 

            -“Konkordato mehli içerisinde borçlu hakkında takip yapılmasının (süresiz) şikayete neden olacağını”[176]

 

            -“Takip talebinde adı yazılı olmayan borçluya ödeme emri gönderilmesi işleminin süresiz şikayete neden olacağını”[177]

 

            -“Birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz eden üçüncü kişiden (bankadan), ‘birinci haciz ihbarnamesinde belirtilen parayı icra dairesine yatırması’nın istenemeyeceğini, icra dairesinin aksine işleminin süresiz şikayete neden olacağını”[178]

 

            -“Haciz talimatında yazılı olmayan (belirtilmeyen) taşınmazların haczi işlemine yönelik şikayetin süreye bağlı olmadan yapılabileceğini”[179]

 

            -“ ‘İşçi maluliyet aylığının haczedilemeyeceğine’ ilişkin kuralın kamu düzeni ile ilgili olduğunu ve buna ilişkin şikayetin süreye bağlı olmadığını”[180]

 

            -“İcra müdürünün  -tarafların başvurusu üzerine dahi- ‘ödeme emrinin yasaya aykırı çıkarıldığı’ndan bahisle, ‘takibin iptaline’ ya da ‘itirazın reddine’ karar vermesinin ‘bir hakkın sebepsiz olarak sürüncemede bırakılması’ niteliğini taşıyacağını ve süresiz şikayete konu olacağını”[181]

 

            -“ ‘İlamın kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağı’na ilişkin şikayetin, süreye bağlı olmadığını”[182]

 

            -“Ceza ilamlarının kesinleşmeden takip konusu yapılmış olmasının, süresiz şikayete neden olacağını”[183]

 

            -“İptal edilen takip dosyasından takibe devam edilip, borçluya ödeme emri gönderilmesinin, süresiz şikayete neden olacağını”[184]

 

            -“ ‘Aciz belgesine bağlanmış alacak hakkında faiz işlemeyeceği’ni belirten İİK. 143 hükmünün kamu düzeni ile ilgili olduğunu ve buna aykırı yapılan işlemin süresiz şikayete neden olacağını”[185]

 

            -“Alacaklının ‘kambiyo senedi’ne dayanarak, ‘kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile’ takipte bulunmuş olmasına rağmen, icra memurunun borçluya ‘örnek 49 ödeme emri’ göndermesinin isabetsiz olduğunu (gönderilen ödeme emrinin iptalini gerektireceğini)”[186]

 

            -“İcra müdürlüğünce, borçlunun ‘imza itirazı’nın, bu nitelikte olduğu kabul edilmeyerek, ‘takibin devamına’ karar verilmiş olmasının, ‘bir hakkın yerine getirilmemesi’ olarak değerlendirilmesi gerekeceğinden, bu konuda yapılacak şikayetin süreye bağlı olmayacağını”[187]

 

            -“İİK. mad. 52’nin kamu düzeni ile ilgili bulunduğunu, bu nedenle bu maddeye aykırı işlemlerin süresiz şikayete konu olacağını”[188]

 

            -“İflas masasının kuruluş şekline ilişkin şikayetin süreye bağlı olmadan yapılabileceğini”[189]

 

            -“Tahliye ilamının sadece ‘masraf ve vekalet ücreti’nin alınması için takibe konulmuş, ‘tahliye’ istenmemiş olması halinde, talebe aykırı olarak çıkarılan ‘tahliye emri’nin ‘süresiz şikayet yolu ile’ iptali gerekeceğini”[190]

 

            -“Genel haciz yolu ile yapılan takipte, borçluya ‘ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takiplere mahsus ödeme emri’ tebliğ edilmesinin, süresiz şikayet nedeni olacağını”[191]

 

            -“İhtiyati haczin uygulanmasından sonra, borçluya ödeme emri gönderilmeden, hacizli malın satışı işlemine kalkışan icra dairesinin bu hatalı işleminin, süresiz şikayete neden olacağını”[192]

 

            -“İntifa hakkıyla yükümlü olarak satılan taşınmazı boşaltması için hakkında İİK. mad. 135’e göre işleme başvurulan intifa hakkı sahibinin, süresiz şikayet yoluna başvurabileceğini”[193]

 

            -“Takip talebine aykırı olarak, borçluya örnek; 49 yerine örnek; 163 ödeme emri tebliğ edilmesinin, süresiz şikayete neden olacağını”[194]

 

            -“Koşulları gerçekleşmeden ‘rehin açığı belgesi’ verildiğine ilişkin şikayetin, süreye bağlı olmadan yapılabileceğini”[195]

 

            -“Takip sırasında borçlunun ölümü halinde, takibin mirasçılara yöneltilmemesinin süresiz şikayete neden olacağını”[196]

 

            -“İİK. mad. 89’a göre haciz ihbarnamesinin borçlunun alacaklı olduğu üçüncü kişi yerine borçluya gönderilmesinin, süresiz şikayete neden olacağını”[197]

 

            -“Borçlunun, üçüncü kişideki, kambiyo senedine bağlı alacağının üçüncü kişiye İİK. nun 89. maddesine göre ihbarname göndererek haczedilemeyeceğini, aksine yapılan işlemin, süresiz şikayete neden olacağını”[198]

 

            -“ ‘Devlet mallarının haczedilemeyeceği’ne ilişkin İİK. mad. 82/1 hükmü ile ‘özel yasalardaki haczedilemeyecek mallar’a ilişkin hükümlerin kamu düzeniyle ilgili olduğunu, bu hükümlere aykırı işlemlerin süresiz şikayete yol açacağını”[199]

 

            -“Kooperatif ortağının kişisel borcundan dolayı, ortağın kooperatifteki payına kıymet takdiri yapılarak bu payın haczedilmesinin süresiz şikayet yoluyla yapılan işlemin iptalini gerektireceğini”[200]

 

            -“Defter tutma işlemi süresince, tereke borçları hakkında icra takibi yapılamayacağından, buna aykırı olarak yapılan takiplerin, süresiz şikayet yolu ile iptali gerekeceğini”[201]

 

            -“İcra memurunun  -İİK. mad. 134’e dayanarak- ihalenin feshine ilişkin olarak verdiği karar aleyhine her zaman şikayet yoluna başvurulabileceğini”[202]

b e l i r t m i ş t i r…

 

            Doktrinde de bazı şikayetlerin süreye bağlı olup olmadığı tartışma konusu olmuştur. Örneğin; ihale bedelinin süresinde (İİK. mad. 118, 130) yatırılmaması ve icra (satış) memurunun da ihaleyi kendiliğinden bozmaması (İİK. mad. 118, 133) halinde, ilgililerin şikayeti bir süreye bağlı mıdır? Bir görüşe göre,[203] ilgililer ancak yasal süre içinde ihalenin bozulmasını isteyebilirler. Şikayet süresi, “ihalenin bozulması isteminin reddi tarihi”nden, böyle bir istemde bulunulmamış olması halinde “memurlukça işe el konularak ihalenin bozul-mayacağını (bozulmadığını) belirtir bir işlem yapılmış ise, bu işlemi öğrenme tarihi”nden itibaren hesaplanır.[204] Katıldığımız diğer bir görüşe göre[205] ise bu durumda (satış) memuru, bir hakkı yerine getirmemiş olduğundan, İİK. mad. 16/II uyarınca, şikayet bir süreye bağlı değildir… Yüksek mahkeme[206] de, içtihatlarında bu görüşe katılmıştır.

 

            V-Süresiz şikayet, ne zamana kadar ileri sürülebilir? Bir görüşe göre[207] süresiz şikayet, takibin sonunda ileri sürülebilir. Diğer bir görüşe göre[208] ise, takibin sona ermesinden sonra, iyiniyetli üçüncü kişilerin hak kazandığı ana kadar şikayet yoluna başvurulabilir. Başka bir deyişle üçüncü kişilerin iyiniyetle kazandıkları haklar, takip sona erdikten sonra, şikayet yoluyla iptal edilemez. Fakat bu nitelikte olmayan -yani, üçüncü kişilere hak kazandırmamış olan- işlemler, takip sona erdikten sonra da şikayet yoluyla iptal edilebilir. Örneğin, hükümsüz bir takip sonucunda verilmiş olan aciz belgesi, takip sona erdikten sonra da şikayet yoluyla iptal edilebilir.

 

            En geç hangi tarihe kadar şikayet yoluna başvurulabilir? Bu konuda da yasada açık bir hüküm yoktur. Sadece bir şikayet niteliğinde olan “ihalenin feshi isteğinin, en geç ihaleden itibaren bir sene içinde bildirilebileceği” yasada (İİK. mad. 134/VII, c.2) öngörülmüştür. Doktrinde[209] -takibe olan güvenin sağlanması ve hukuki istikrar bakımından- “bu hükmün süresiz şikayet hallerinde de örnekseme ile (kıyasen) uygulanması ve süresiz şikayetin takibin sona ermesinden itibaren en geç bir yıl içinde yapılabilmesi, bu süre geçtikten sonra yapılamaması” önerilmiştir.


 


* İİK. mad. 16/I, c.2: “…Şikayet, bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır”

[1] Ayrıntılı bilgi için bknz: UYAR, T. İcra Hukukunda Kambiyo Senetleri, 3. Bası, C:2, 2001, s:1878 vd.

[2] Bknz: 12. HD. 16.9.1999 T. 9226/10184

[3] Bknz: 12. HD. 16.9.1999 T. 9226/10184

[4] Bknz: BERKİN, N. İcra Dairelerinin Faaliyetlerini Tanzim Eden Hükümler (İHFD. 1976/1-4, s:216) – BERKİN, N. İcra Hukuku Rehberi, 1980, s:35-40 – KURU, B. İcra ve İflas Hukuku, C:1, 1988, s:92 – ÜSTÜNDAĞ, S. İcra Hukuku Esasları, 1995, s:41 dipn. 20 – PEKCANITEZ, H. İcra – İflas Hukukunda Şikayet, 1984, s:77 – ULUKAPI, Ö. İcra ve İflas Hukuku, 2001, s:20 dipn. 39 – PEKCANITEZ, H. / ATALAY, O. / ÖZEKES, M. İcra ve İflas Hukuku “Temel Bilgiler”, 2003, s:16 vd. – BELGESAY, M. R. İcra ve İflas Kanunu Değişen Maddeler Şerhi, 1966, s:14

[5] Bknz: ÜSTÜNDAĞ, S. age. s:41 dipn. 20 – POSTACIOĞLU, İ. İcra Hukukunun Esasları, 1982, s:32 – BERKİN, N. age. s:404

[6] Karş: Dipn. 10’daki içtihatlar

[7] Bknz: BGE. 78. III. 51, 76 III 88, 67 III 163, 47 III 205 (Naklen; ÜSTÜNDAĞ, S. age. s:41; 64 – PEKCANITEZ, H. age. s:79 dipn. 59)

[8] Aynı görüşte: YILDIRIM, K. İcra Hukuku Ders Notları, 2002, s:23

[9] Bknz: POSTACIOĞLU, İ. age. s:32 – ÜSTÜNDAĞ, S. age. s:4 dipn. 20 – PEKCANITEZ, H. age. s:80 – ULUKAPI, Ö. age. s:20 dipn. 39

[10] Bknz: 12. HD. 10.2.1989 T. 6347/17836; 11.12.1986 T. 3545/14157; 17.6.1986 T. 12553/6951; 12.5.1983 T. 2239/3746; 30.11.1981 T. 7846/9053 - 22.1.1990 T. 7780/22

[11] Bknz: 12. HD. 27.5.2003 T. 9697/12109; 3.7.2001 T. 11064/12076; 30.4.2001 T. 5857/7291 vb.

[12] Bknz: 12. HD. 7.2.2003 T. 2002-29440/2437; 11.9.2000 T. 11257/12892; 11.5.1993 T. 4310/8796 vb.

[13] Bknz: 19. HD.  30.11.2000 T. 6938/8248; 11. HD. 6.11.1989 T. 4922/5981

[14] Bknz: 19. HD. 2.11.2000 T. 6427/7386

[15] Karş: 12. HD. 10.7.1992 T. 2345/9583; 8.6.1990 T. 627/7710

[16] Bknz: 19. HD. 25.5.2000 T. 2917/3966

[17] Bknz: 19. HD. 27.4.2000 T. 2394/3211; 6.10.1999 T. 1549/2541; 27.11.1997 T. 7814/10095 vb.

[18] Bknz: 19. HD. 2.3.2000 T. 478/1565; 18.3.1999 T. 1998-5688/1763; 18.12.1997 T. 252/10831 vb.

[19] Bknz: 19. HD. 29.4.1999 T. 2620/2889

[20] Bknz: 19. HD. 9.10.1997 T. 6048/8306; 30.1.1997 T. 1996-9044/611

[21] Bknz: 19. HD. 25.9.1997 T. 5592/7730

[22] Bknz: 19. HD. 19.12.1996 T. 7917/11489; 12. HD. 16.4.1986 T. 2025/4448; 8.10.1979 T. 6736/7658

[23] Bknz: 19. HD. 24.4.1996 T. 2084/4193

[24] Bknz: 19. HD. 15.4.1994 T. 1880/3849

[25] Bknz: 12. HD. 11.4.2002 T. 5712/7608; HGK. 5.4.2000 T. 12-738/730

[26] Bknz: 12. HD. 6.11.2000 T. 15639/16693; 9.11.1999 T. 12991/13825; 4.5.1995 T. 7082/7109

[27] Bknz: 12. HD. 4.7.2000 T. 10573/11403

[28] Bknz: 12. HD. 25.4.2000 T. 5906/6615

[29] Bknz: 12. HD. 30.12.1999 T. 16969/17798; 6.3.1989 T. 1988-7636/3090

[30] Bknz: 12. HD. 9.6.1999 T. 7166/7863

[31] Bknz: 12. HD. 24.5.1999 T. 6590/6695

[32] Bknz: 12. HD. 4.3.1999 T. 1989/2612

[33] Bknz: 12. HD. 31.3.1997 T. 3697/3930

[34] Bknz: 12. HD. 19.3.1997 T. 3129/3366; 9.12.1994 T. 15626/15860; 25.5.1989 T. 1988-12671/7767 vb.

[35] Bknz: HGK. 29.1.1997 T. 1996-12-722/3

[36] Bknz: 12. HD. 15.2.1991 T. 1990-14536/1809; 1.3.1989 T. 1988-6940/2885

[37] Bknz: 12. HD. 4.2.1988 T. 1987-2635/944

[38] Bknz: 12. HD. 23.12.1986 T. 4037/14956; İİD. 23.1.1967 T. 13556/349

[39] Bknz: 12. HD. 20.6.1986 T. 1985-13068/7230

[40] Bknz: 12. HD. 14.4.1986 T. 1985-10571/4291

[41] Bknz: 12. HD. 10.2.1986 T. 1985-7804/1403

[42] Bknz: 12. HD. 30.6.1981 T. 4678/6254

[43] Bknz: 12. HD. 26.2.1981 T. 254/1849; 24.9.1979 T. 6577/7591

[44] Bknz: ÜSTÜNDAĞ, S. age. s:62 – KURU, B. age. s:93 – MUŞUL, T. İcra Hukuku, 2001, s:120 – PEKCANITEZ, H. / ATALAY, O. / ÖZEKES, M. age. s:17

[45] Bknz: UMAR, B. İsbat Yükü, 1968, s:226 – UMAR, B. / YILMAZ, E. İsbat Yükü, 1980, s:322 vd.

[46] Bknz: 12. HD. 14.4.1986 T. 10571/4291

[47] Bknz. 12. HD. 6.2.2001 T. 972/2035; 12.2.2000 T. 18851/19701

[48] Bknz: KURU, B. age. s:93

[49] Bknz: 12. HD. 20.6.1986 T. 13068/7230

[50] Bknz: 12. HD. 2.6.2003 T. 10617/12729

[51] Bknz: 12. HD. 28.3.2003 T. 3691/6639; 4.5.2001 T. 6837/7774

[52] Karş: Bknz: 12. HD. 2.6.1986 T. 12712/6560

[53] Bknz: 12. HD. 28.3.2003 T. 3701/6634; 31.2.2003 T. 2002-27890/1691; 8.2.2001 T. 1845/2287

[54] Bknz: 12. HD. 7.2.2003 T. 2002-29423/2445

[55] Bknz: HGK. 22.1.2003 T. 12-17/29

[56] Bknz: 12. HD. 18.6.2002 T. 11772/13135

[57] Bknz: 12. HD. 6.5.2002 T. 8408/9522

[58] Karş: 12. HD. 25.2.2000 T. 1312/3122; 26.4.1999 T. 5177/5294; 21.9.1998 T. 9055/9207 vd.

[59] Bknz: 12. HD. 1.3.2001 T. 2988/3842

[60] Bknz: 12. HD. 6.2.2001 T. 972/2035; 12.2.2000 T. 18851/19701

[61] Bknz: 12. HD. 1.2.2001 T. 957/1602

[62] Bknz: 12. HD. 23.1.2001 T. 105/801; 15.10.1998 T. 10101/10929; 3.11.1997 T. 11869/12044 vd.

[63] Karş: 12. HD. 17.2.1994 T. 1835/2259

[64] Bknz: 12. HD. 22.12.2000 T. 19736/20624; 7.11.2000 T. 16092/16758; 14.9.2000 T. 11491/12652 vb.

[65] Karş: 12. HD. 21.12.1991 T. 10237/16678

[66] Bknz: 12. HD. 10.11.2000 T. 15957/17030; 15.6.2000 T. 8370/9981; 6.3.2000 T. 2924/3793 vb.

[67] Bknz: 12. HD. 9.6.2000 T. 8128/9625; 23.9.1999 T. 10202/10678; 27.5.1988 T. 1987-9463/6860

[68] Bknz: 12. HD. 27.4.2000 T. 5760/6813

[69] Bknz: HGK. 5.4.2000 T. 12-722/735; 5.4.2000 T. 12-724/736; 12. HD. 9.12.1999 T. 15837/16043

[70] Bknz: 12. HD. 9.11.1999 T. 12910/13876; 3.12.1998 T. 12299/13883; 9.11.1998 T. 11247/13144

[71] Bknz: 12. HD. 28.10.1999 T. 12278/13391

[72] Bknz: 12. HD. 16.9.1999 T. 9226/10184

[73] Bknz: 12. HD. 3.12.1998 T. 13058/13914

[74] Bknz: 12. HD. 1.12.1998 T. 12995/13692; 17.9.1997 T. 8099/8738

[75] Bknz: 12. HD. 10.12.1997 T. 1245/13825

[76] Bknz: 12. HD. 31.10.1997 T. 11419/11985

[77] Bknz: 12. HD. 12.4.1994 T. 4435/4637; 27.11.1987 T. 16373/12247; 27.2.1986 T. 1714/2273

[78] Bknz: 12. HD. 27.10.1993 T. 12327/16516; 8.7.1980 T. 4315/5997

[79] Bknz: 12. HD. 30.9.1993 T. 9903/14417

[80] Bknz: 12. HD. 5.6.1986 T. 1985-12880/6751; 12.12.1984 T. 9666/12897

[81] Bknz: 12. HD. 29.4.1986 T. 10434/5006

[82] Bknz: 12. HD. 5.5.1980 T. 2314/4155

[83] Bknz: ÜSTÜNDAĞ, S. age. s:93 (ve; Jaeger, Blumenstein; Naklen, ÜSTÜNDAĞ, S. age. s:93 dipn. 197) – POSTACIOĞLU, İ. age. s:65 – BERKİN, N. age., s:121, 403 – ARAR, K. İcra ve İflas Hukuku, C:1, İcra, 1944, s:46 – UMAR, B. İcra ve İflas Hukukunun Tarihi Gelişmesi ve Genel Teorisi, s:36 – SEVİĞ, V. R. Türk İcra ve İflas Kanunu, C:1, 1966, s:59 – ARSLAN, R. İcra – İflas Hukukunda İhale ve İhalenin Feshi, 1984, s:182 – PEKCANITEZ, H. age. s:82

[84] Bknz: KURU, B. age. s:94, 135 – KURU, B. İcra ve İflas Hukukunda Müddetler (Prof. Dr. H. C. Oğuzoğlu’na Armağan, s:636 vd.) – ANSAY, S. Ş. Hukuk, İcra ve İflas Usulleri, 1960, s:80 – BELGESAY, M. R. İcra ve İflas Kanunu Şerhi, 1954, s:70

[85] Bknz: 12. HD. 14.4.1986 T. 1985-10212/4263; 18.4.1983 T. 1877/2973; İİD. 16.9.1957 T. 8454/5557; 19.6.1945 T. 258/1953

[86] Bknz: 12. HD. 28.3.1996 T. 4052/4307; 14.6.1994 T. 7582/7865; 29.3.1990 T. 10615/3520; 11.9.1989 T. 8291/10273; 21.10.1986 T. 772/10935; 16.6.1986 T. 7793/6907; 5.12.1985 T. 4823/10574; 5.6.1984 T. 9425/12532; 20.10.1983 T. 9537/7836; 8.7.1983 T. 6048/5770

[87] Bknz: İsv. Fed. Mah. 21.6.1955; 22.3.1960; 30.11.1970 (BGE 81 III s:81 vd. – BGE 86 III s:31 vd. – BGE 96 III s:93 vd.) (Naklen; KURU, B. age. s:135 dipn. 15)

*İİK.mad. 16/II: “ Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.” 

[88] Bknz: 12. HD. 17.9.2002 T. 16097/17146; 18.1.2000 T. 17572/366

[89] Bknz: 12. HD. 24.3.1999 T. 3204/3891

[90] Bknz: KURU, B. age. s:94

[91] Bknz: POSTACIOĞLU, İ. age. s:68

[92] Ayrıntılı bilgi için bknz: UYAR, T.  “İcra ve İflas Hukukunda Şikayet Sebepleri” isimli yakında yayınlanacak olan makalemiz, AÇIKLAMA: C

[93] Ayrıntılı bilgi için bknz: UYAR, T.  “İcra ve İflas Hukukunda Şikayet Sebepleri” isimli yakında yayınlanacak makalemiz, AÇIKLAMA: D

[94] Bknz: KURU, B. age. s:94 – POSTACIOĞLU, İ. age. s:69 – ÜSTÜNDAĞ, S. age. s:58 – BELGESAY, M. R. age. s:64 – ARAR, K. age. s:47 – GÜRDOĞAN, B. İcra Hukuku, 1966, s:9 – PEKCANITEZ, H. age. s:85 – YILDIRIM, K. age. s:23

[95] Bknz: İleride; dipn. 97 vd.

[96] Bknz: KURU, B. age. s:94 – POSTACIOĞLU, İ. age. s:69

[97] Bknz: 12. HD. 2.6.2003 T. 10627/12722; 26.12.2002 T. 26640/27754; 14.11.2002 T. 21405/23463 vb. 

[98] Bknz: 12. HD. 15.5.2003 T. 8685/11105; 29.4.2003 T. 6994/9655; 29.4.2003 T. 6004/9579 vb. 

[99] Bknz: 12. HD. 1.5.2003 T. 5328/9677; 15.11.2001 T. 17847/19042; 15.11.2001 T. 18734/18914 vb. 

[100] Bknz: 12. HD. 1.5.2003 T. 8434/9656; 28.3.2003 T. 3706/6674 

[101] Bknz: 12. HD. 25.4.2003 T. 6388/9316; 17.1.2003 T. 2002-27229/221 

[102] Bknz: 12. HD. 14.3.2003 T. 2342/5292; 13.12.1999 T. 15543/16349; 1.4.1999 T. 3562/4017 vb. 

[103] Bknz: 12. HD. 10.4.2003 T. 4522/7829; 5.4.2001 T. 5067/5841; 31.10.1994 T. 13083/13352  

[104] Bknz: 12. HD. 17.10.2002 T. 19064/20986 

[105] Bknz: 12. HD. 9.9.2002 T. 17140/15728; 26.9.2000 T. 14743/13681; 26.3.2000 T. 9314/10531 vb. 

[106] Bknz: 12. HD. 8.6.2001 T. 9252/10239; 31.5.2001 T. 9157/9712 

[107] Bknz: 12. HD. 21.1.1998 T. 1997-14803/264; 19.10.1995 T. 15224/14007 

[108] Bknz: 12. HD. 8.10.1996 T. 10616/11890; 5.10.1995 T. 11828/12989; 29.5.1979 T. 4229/4887

[109] Bknz: 12. HD. 4.10.1995 T. 12476/12872; HGK. 18.12.1971 T. İc. İf. – 600-752; İİD. 6.11.1969 T. 11204/10427; 5.5.1962 T. 1023/1466 

[110] Bknz: 12. HD. 7.11.1994 T. 13564/13736 

[111] Bknz: 12. HD. 31.12.1992 T. 9512/17645 

[112] Bknz: İİD. 27.2.1967 T. 1330/2031 

[113] Bknz: 12. HD. 24.3.2003 T. 3679/6103; 25.2.2003 T. 1011/3477; 16.1.2003 T. 27045/143 vb. 

[114] Bknz: 12. HD. 17.2.2003 T. 1996/2496; 5.11.2002 T. 20667/22579; 8.9.2000 T. 11169/12338 vb. 

[115] Bknz: 12. HD. 16.1.2003 T. 27336/167; 19.3.2002 T. 4122/5590 

[116] Bknz: 12. HD. 26.12.2002 T. 26506/27686

[117] Bknz: 12. HD. 3.12.2002 T. 26859/25898 

[118] Bknz: 12. HD. 26.11.2002 T. 23350/25195

[119] Bknz: 12. HD. 26.11.2002 T. 23350/25195 

[120] Bknz: 12. HD. 18.11.2002 T. 22969/23786; 31.10.2002 T. 20776/21940; 5.2.2001 T. 1132/1861 vb. 

[121] Bknz: 12. HD. 24.10.2002 T. 19939/21780

[122] Bknz: 12. HD. 23.9.2002 T. 19458/18869; 8.11.1982 T. 7306/8054

[123] Bknz: 12. HD. 4.7.2002 T. 13581/14619; 18.3.2002 T. 4489/5429; 11.3.2002 T. 3578/4881 vb.

[124] Bknz: 12. HD. 8.6.2001 T. 9216/10254; 31.5.2001 T. 9157/9712

[125] Bknz: HGK. 18.10.2000 T. 12-1220/1285; 17.12.1999 T. 15779/16791; 13.12.1999 T. 15545/16351

[126] Bknz: 12. HD. 12.10.2000 T. 14064/14840

[127] Bknz: 12. HD. 28.9.2000 T. 12598/13853; 28.2.1994 T. 1640/3271

[128] Bknz: 12. HD. 18.9.2000 T. 12084/12935; 27.3.2000 T. 3725/4609; 17.6.1999 T. 7580/8286 vb.

[129] Bknz: 12. HD. 2.3.2000 T. 2405/3673

[130] Bknz: 12. HD. 18.1.2000 T. 17572/366; 18.10.1983 T. 6842/7676; 3.12.1980 T. 9936/9511

[131] Bknz: 12. HD. 30.11.1999 T. 14726/15362; 9.10.1985 T. 2139/8043

[132] Bknz: 12. HD. 7.9.1999 T. 8911/9540

[133] Bknz: 12. HD. 7.9.1999 T. 8656/9525; 23.12.1998 T. 14252/14908; 4.6.1998 T. 6162/6773

[134] Bknz: 12. HD. 7.6.1999 T. 7121/7635

[135] Bknz: 12. HD. 7.4.1999 T. 3836/4360

[136] Bknz: 12. HD. 24.3.1999 T. 3204/3891

[137] Bknz: 12. HD. 18.2.1999 T. 655/1717

[138] Bknz: 12. HD. 23.12.1998 T. 14066/14925

[139] Bknz: 12. HD. 9.12.1998 T. 13671/14168

[140] Bknz: 12. HD. 19.11.1998 T. 12222/13079

[141] Bknz: 12. HD. 18.11.1998 T. 11247/13144; 15.12.1989 T. 9758/10570; 6.12.1983 T. 7949/9854 vb.

[142] Bknz: 12. HD. 4.3.1998 T. 1952/2604; 28.12.1992 T. 10118/17302; 22.11.1983 T. 7495/9250

[143] Bknz: 19. HD. 12.2.1998 T. 41/813

[144] Bknz: 12. HD. 13.11.1997 T. 11987/12745

[145] Bknz: 12. HD. 16.10.1997 T. 10433/10958

[146] Bknz: 12. HD. 14.10.1997 T. 9441/10675; 31.10.1995 T. 14817/14854; 2.10.1995 T. 12241/12650 vb. 

[147] Bknz: HGK. 24.9.1997 T. 15-461/729

[148] Bknz: 12. HD. 5.5.1997 T. 3259/5046

[149] Bknz: 12. HD. 14108/14421

[150] Bknz: 12. HD. 28.9.1995 T. 11554/12465

[151] Bknz: 12. HD.  30.9.1994 T.  11185/11487; 9.2.1981 T. 9794/1153

[152] Bknz: 12. HD. 21.3.1994 T. 2959/3600

[153] Bknz: 12. HD. 17.2.1994 T. 1835/2259

[154] Bknz: 12. HD. 27.12.1993 T. 16291/20266

[155] Bknz: 12. HD. 9.12.1993 T. 15271/19252

[156] Bknz: 12. HD. 3.11.1993 T. 3096/4052

[157] Bknz: 12. HD. 22.6.1993 T. 7029/11852; 6.4.1987 T. 8990/4791

[158] Bknz: 12. HD. 7.5.1993 T. 4587/8502; 8.10.1990 T. 2592/9650; 12.10.1989 T. 2647/12147

[159] Bknz: 12. HD. 2.4.1993 T. 662/5863; 2.10.1987 T. 13259/9650; 23.3.1987 T. 8234/3938

[160] Bknz: 12. HD. 9.3.1993 T. 1827/4540; 18.11.1985 T. 5017/9642

[161] Bknz: 12. HD.11.2.1993  T. 1992-13158/2589

[162] Bknz: 12. HD. 11.1.1993 T. 10183/15

[163] Bknz: 12. HD. 15.1.1993 T. 1992-11346/519

[164] Bknz: 12. HD. 20.11.1992 T. 7354/14508

[165] Bknz: 12. HD. 9.11.1992 T. 5984/13486

[166] Bknz: 12. HD. 12.5.1992 T. 1991-13298/6458

[167] Bknz: 12. HD. 15.11.1990 T. 3854/11589

[168] Bknz: 12. HD. 5.11.1990 T. 3644/10928; 17.10.1974 T. 8713/8651; 22.9.1972 T. 6965/8593 

[169] Bknz: 12. HD. 12.2.1990 T. 443/1072

[170] Bknz: 12. HD. 8.6.1989 T. 1988-14027/8557

[171] Bknz: 12. HD. 26.4.1989 T. 1988-11005/6345

[172] Bknz: 12. HD. 13.2.1989 T. 1988-5182/1795; 18.11.1985 T. 4023/9628

[173] Bknz: 12. HD. 10.2.1989 T. 1988-6339/1779

[174] Bknz: 12. HD. 8.11.1988 T. 7/12832

[175] Bknz: 12. HD. 18.10.1988 T. 3535/11631

[176] Bknz: 12. HD. 14.4.1988 T. 1987-7293/4956

[177] Bknz: 12. HD. 4.2.1988 T. 1987-2660/956; 15.5.1986 T. 1985-12038/5771

[178] Bknz: 12. HD. 28.5.1987 T. 1986-10401/6953

[179] Bknz: 12. HD. 10.3.1987 T. 7165/3300

[180] Bknz: 12. HD. 21.2.1987 T. 1986-16864/437

[181] Bknz: 12. HD. 11.11.1986 T. 1750/12046

[182] Bknz: 12. HD. 6.11.1986 T. 1404/11816

[183] Bknz: 12. HD. 13.10.1986 T. 316/10385

[184] Bknz: 12. HD. 9.12.1983 T. 8527/10185

[185] Bknz: 12. HD. 19.10.1983 T. 6223/7744

[186] Bknz: 12. HD. 26.10.1982 T. 7474/7743

[187] Bknz: 12. HD. 3.12.1980 T. 9936/9511

[188] Bknz: 12. HD. 20.3.1980 T. 1143/2655

[189] Bknz: HGK. 18.11.1981 T. 1980-12-23-2/745

[190] Bknz: 12. HD. 28.5.1981 T. 3883/5339

[191] Bknz: 12. HD. 20.4.1981 T. 2637/3962

[192] Bknz: 12. HD. 16.10.1979 T. 7087/8030

[193] Bknz: 12. HD. 9.10.1979 T. 6885/7739

[194] Bknz: 12. HD. 9.7.1979 T. 6407/6366

[195] Bknz: 12. HD. 29.6.1979 T. 5130/6006

[196] Bknz: 12. HD. 27.6.1978 T. 5823/5975

[197] Bknz: 12. HD. 8.6.1978 T. 5387/5389

[198] Bknz: 12. HD. 24.5.1978 T. 4666/4766; 14.3.1988 T. 1987-5281/2977; 19.3.1984 T. 24/3118

[199] Bknz: 12. HD. 15.2.1978 T. 1456/1354; 27.4.1976 T. 2789/5174

[200] Bknz: 12. HD. 8.6.1976 T. 5040/7155

[201] Bknz: 12. HD. 4.6.1976 T. 4233/7040

[202] Bknz: İİD. 26.1.1970 T. 11639/11800

[203] Bknz: POSTACIOĞLU, İ. age. s:305

[204] Bknz: İİD. 1.6.1965 T. 6738/6887

[205] Bknz: KURU, B. age. s:1389 – ARSLAN, R. age., s:218 – BERKİN, N. age. s:343

[206] Bknz: 12. HD. 4.10.1995 T. 12476/12872; HGK. 18.12.1971 T. 600/757; 6.11.1980 T. 11204/16424; 5.5.1962 T. 1023/1465

[207] Bknz: KURU, B. age. s:97 – BERKİN, N. age. s:404 – GÜRDOĞAN, B. age. s:10 – ULUKAPI, Ö. age. s:19 vd.

[208] Bknz: ÜSTÜNDAĞ, S. 12. HD.nin Bir Kararı Üzerine Düşünceler (1975/11-12, s:988)

[209] Bknz: POSTACIOĞLU, İ. age. s:67 – BELGESAY, M. R. age. s:60 – ARSLAN, R. age., s:180 – PEKCANITEZ, H. age. s:91

 

 


Not: Bu makale (ABD 2003/4 S:47-84) de yayınlanmıştır.